- Dünyanın en büyük otomotiv grubu olan VAG, 10 markayı tek çatıda topluyor.
- Markalar özgün kimliklerini koruyor; uygun fiyatlıdan süperarabalara kadar geniş segmentler.
- NEW AUTO ile 2025’te en az 30 tamamen elektrikli model hedefleniyor.
- 2025 için MEB tabanlı modeller ve Avrupa’da batarya fabrikaları planlanıyor.
VAG Group şu anda dünyanın en büyük otomotiv grubudur ve küresel otomotiv pazarındaki konumunu güçlendirmeye ve liderliğini pekiştirmeye devam ediyor. Grup, beş ülkeden gelen on saygın markayı kendi çatısı altında topluyor; her biri kendi benzersiz kimlik ve teknik DNA’sını koruyor.
VAG Group’a dahil olan markalar
Grupun Finansal Volkswagen tarafı aşağıdaki otomotiv markalarını içerir:
- Volkswagen - ana marka, güvenilirlik ve uygun teknolojisiyle bilinir
- Volkswagen Ticari Araçlar - ticari araçlar ve ticari nakliye segmenti
- Audi - üst düzey teknolojili premium markalar
- SEAT - İspanyol tasarımlı sportif marka
- Škoda - kalite-fiyat dengesi referansı
- Cupra - SEAT’ten çıkan sportif marka
- Lamborghini - lüks İtalyan süperarabalar
- Bentley - Britanya lüksünün en rafine ifadesi
- Porsche - performanslı spor otomobiller
- Ducati - premium motosikletler
Her marka, Volkswagen Grubu tarafından stratejik olarak satın alınmıştır; fakat özgün adını ve pazardaki karakteristiklerini korumaya devam etmiştir. Bu strateji, VAG’in uygun fiyatlı otomobillerden özel süperarabalar da dahil olmak üzere otomotiv pazarının hemen hemen tüm segmentlerini kapsamasını sağlar.
Entegre finansal hizmetler
Büyük resimde üretim ve otomobil satışlarının ötesinde, VAG Group ayrıca geniş bir finansal hizmetler ekosistemi sunar:
- Bayi ve nihai müşteriler için finansman
- Operasyonel ve finansal kiralama hizmetleri
- Otomobiller için özel sigortalar
- Otomotiv endüstrisi için özel bankacılık hizmetleri
Bu hizmetler, grubun otomotiv ekosistemini tamamlar ve müşterilere satın alma ile bakım arasında entegre bir deneyim sunar.
NEW AUTO Stratejisi: gelecek mobilite için adımlar
VAG Group, kendi tarihinde en kapsamlı dönüşüm sürecinin ortasında yer alıyor; NEW AUTO programı aracılığıyla sürdürülebilir mobilite küresel bir tedarikçi olmayı hedefliyor ve sadece otomobil üreticiliğiyle sınırlı kalmıyor.
2025’e kadar somut hedefler
Grup, 2025’e kadar en az 30 adet tamamen elektrikli model piyasaya sürmeyi hedefliyor. Bu modeller, elektrikli araçlar için özel olan MEB platformunu kullanacak (Modularer E-Antriebs-Baukasten), iç mekan ve performansın optimize edilmesini sağlayacak.
Batarya teknolojisi, stratejik bir öncelik haline geliyor. VAG, daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip bataryaların geliştirilmesi, daha kısa şarj süreleri ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi için yoğun yatırım yapıyor. Grup, Avrupa’da batarya üretimine adanmış fabrikalar kurarak tedarik zincirinin bağımsızlığını güvence altına almayı hedefliyor.
2030 vizyonu
- Elektrifikasyonun büyük ölçekli uygulanması: portföydeki çoğu araç elektrikli güçle hareket edecek
- Otonom sürüş: seviyeler 4 ve 5 için sistemlerin geliştirilmesi ve uygulanması
- Entegre mobilite: akıllı şehir mobilite ağlarına entegre araçlar
- Yazılım tabanlı hizmetler: uygulamalar, güncellemeler ve dijital hizmetlerden yeni gelir akışları
Bu dönüşüm, geleneksel iş modelinden elektrikli mobilite ve dijital hizmetler ekosistemine geçişi işaret ediyor.
İş modelinin değiştirilmesi
Márkalar ve mevcut modeller varlığını sürdürse de, grubun finansal temelleri köklü biçimde değişiyor. VAG Group, fosil yakıtlı motorlardan elde edilen geliri şu alanlarda değerlendirmeyi planlıyor:
- Sıfır emisyonlu elektrikli araç satışı
- Uygulamalara ve dijital platformlara entegre mobilite hizmetleri
- Yazılım ve OTA güncellemeleri araçlar için
- Otonom sürüş hizmetleri ve paylaşımlı ulaşım
Bu geçiş, araştırma-geliştirme alanında muazzam yatırımlar ve üretim zincirlerinin çalışan yetenekleriyle birlikte yeniden yapılandırılmasını gerektirir.
Geri kalmaktan liderliğe
Kabul etmek gerekir ki VAG Group başlangıçta elektrikli teknolojiye yatırım konusunda Tesla veya bazı Avrupa rakiplerine kıyasla daha temkinciydi. Ancak NEW AUTO stratejisi, yön değişimini net biçimde gösteriyor ve geride kalınan alanları telafi etme kararlılığını ortaya koyuyor.
Grup tarafından açıklanan yatırımlar, önümüzdeki beş yıl için 70 milyar avroyu aşıyor ve şu alanlarda yoğunlaşıyor:
- Elektrikli platformların geliştirilmesi
- Batarya teknolojisi
- Yazılım ve otonom sürüş
- Şarj altyapısı
Rekabet avantajları
VAG Group, bu dönüşüm sürecinde birkaç belirgin avantaja sahip:
- Üretim ölçeği: yüksek hacim, gelişim maliyetlerini amorti eder
- Çeşitli portföy: 10 marka tüm piyasa segmentlerini kapsar
- Teknik uzmanlık: yıllara dayanan otomotiv üretim tecrübesi
- Mali kaynaklar: büyük yatırımlar için gerekli sermaye
- Küresel ağ: dünya çapında bayi ve servis noktaları
Elektrikli araç pazarının perspektifleri
Elektrikli araç pazarı hızla büyümeye devam ediyor. Analistler, 2035’e kadar küresel yeni araç satışlarının %50’inden fazlasının elektrikli araçlar tarafından gerçekleştirileceğini öngörüyor. Bu büyüme şu etkenlerle destekleniyor:
- Emisyonlara ilişkin daha sıkı düzenlemeler
- Elektrikli araç alımlarına yönelik hükümet teşvikleri
- Batarya maliyetlerindeki düşüş
- Şarj altyapısının iyileştirilmesi
- Elektrikli araçların menzilinin artması
VAG Group’un bu stratejik değişimi, yalnızca mevcut eğilimlere uyum sağlama zorunluluğu değil; uzun vadeli kârlılık için şirketi güçlendiren akıllı bir finansal hareket olarak da görülmelidir.
Sonuç
VAG Group, en büyük geleneksel otomotiv üreticilerinin bile yeniden kendini yaratması gerektiğini ve rekabetçi kalabilmek için dönüşümden geçmesi gerektiğini gösteriyor. NEW AUTO, grubun önümüzdeki on yılda kendisini yeniden tanımlayacak köklü bir dönüşümünü temsil ediyor. Geniş marka portföyü, büyük finansal kaynaklar ve net gelecek vizyonu ile VAG Group, elektrikli ve otonom mobilite çağına liderlik etme potansiyeline sahip.“